20110720

aşk dediğin #89



"Ankara'da bir meydan"

Daha fazla Güvercin !

9 sene oldu bugün elini tutalı, "Ankara'da bir meydanda".
9 sene oldu sihirli dokunuşunu hayatımda hissettireli.

Ben kendi adıma son iki haftada yaşadıklarım sırasında bana verdiğin desteği hiç unutmayacağım bu 9 sene içinde.
Sen herşeyi unut Güvercin, ben sana daha fazla mutluluk vermek için yaşıyor olacağım.

20110719

Daha fazla Fenerbahçe !

"Bundan daha fazla nasıl sevebilirim ki Fenerbahçe'yi" diye hep geçirmişimdir aklımdan. Ama Fenerbahçe'yi sözde yıkmak için harekete geçenler, farkında olmadan daha fazla nasıl sevebileceğimin cevabını verdi bana. Hergün daha fazla Fenerbahçe için güne merhaba diyenleri omuz omuza getirdiler. Şimdi onlar düşünsün.

Her sabah özgürlüğe doğardı Fenerbahçe, ama en çok bugün doğdu. Şimdi onlar korksun.

Dünya Fenerbahçeliler Günümüz kutlu olsun !

20110627

Behzat Ç.

Geçen yıl Ankara'dan çok uzaklardayken, fragmanında Sıhhiye'deki Hitit Heykeli'ni görünce, bir solukta okuduğum Emrah Serbers romanı "Her Temaz İz Bırakır" uyarlaması diye, ilk bölümünde dayım kısa bir rol almış haberi gelince izlemeye başladım Behzat Ç.'yi.

Dönünce bazı bölümleri geriden, bazı bölümleri atlayaraktan takip etmeye çalıştım. Dün akşam sezon finali ile darmadağın etti Behzat amirim bizi. Duvardan duvara vurdu. Parça parça etti içimizi Harun'un "Allah benim belamı versin" deyişi. Sezon finali böyle olan dizinin, asıl finalini tahmin etmek bile çok korkunç. Herhalde dizinin finalinde Behzat amirimin boş şarjörünü biz dolu dolu kafamıza sıkarız.


20110621

Totem

İş, güç, üşengeçlik, twitter, aşırı kilo, can sıkıntısı, yazacak bişey bulamama, yazacak çok şey bulma, prokastinasyon (nasıl diyor siz Türkler erteleme hastalığı) ama en çok da totem yüzünden bekledi bu post.

Her hafta sonu, her hafta içi, her maç, her smaç servis, her turnike, her mola, her devre arasında çığ gibi büyüdü yazma isteği.

Aykut Hoca'ya yapılan her insafsızca, hayasızca saldırıdan sonra klavyeleri parçaladı bu eller. Twitter'dan kustu üzerlerine ama blog ile öldürmek istedi hep "onları".


İnananlar tanıdı, inanmayanlara ve inanmak istemeyenlere inat. Onlarla omuz omuza oldu, gitti Sivas'tan aldı geldi şamiyonluğu.


Yeni tanıdığı insanlar ile salonlarda kovaladı voleybol topunu. Onlarla yan yana itiraz etti çizgi hakeminin kalkan yanlış bayrağına, vurdu smacı aldı şirketlerden kupaları.

Her şeye rağmen şampiyon olacağına inananlar ile totemler yaparak, dualar ederek istedi şampiyonluğu, aldı.


4-0'a inanmayanların bozduğu büyüyü; Arenlarında gözlerine soka soka kupa kaldırarak, telefonlarda şarkılarla kutladı şampiyonluğu.

Sadece bir günlük olan çizgisiz defter totemi tamamladı, geri döndü !

Güvercin kanadında taşıdığı, Kocaman umutları var bu blogun, hayata dair.

20110225

Vermeyoz !

http://anadoluyuvermeyecegiz.net

Harem


Haftalar öncesinden Güvercin'in iş arkadaşlarının düzenlediği bir organizasyon ile gittik dün akşam Bale'ye. Sıhhıye ve Ulus arasındaki Ankara Opera Sahnesi (Büyük Tiyatro), Ankara'da en sevdiğim yapılardan bir tanesidir. Önünden her geçişimde Cumhuriyet'in ilk yıllarında böyle bir binanın yapılmasının düşünülmüş bile olmasına şaşırır, sevinirim, bana güç verir.

Daha önce çok kez tiyatro oyunu, bir kez opera için gitmiştim sahneye dün ilk kez bir bale gösterisi için gittim ve ilk kez balkonunda oturdum. Ankara'nın tüm gösteri salonlarında olduğu gibi yine izdiham denecek bir kalabalık vardı. Herkesin yüzünde kalabalığın bir parçası olmaktan dolayı ve o kalabalığın orada oluşmasından dolayı büyük bir mutluluk vardı, her oyunda olduğu gibi.

Erkek basketbol takımının Olimpiyakos maçı ile çakışmasından dolayı biraz buruk gittim ama oyun başladıktan sonra sahnedeki performans burukluğumu alıp götürdü ve anın keyfini bana yaşatmaya başladı.

Harem, padişahın hareminden bir kıza aşık olmasını ama valide sultanın bu ilişkiyi onaylamayıp, yeniçerileri padişaha karşı ayaklandırmasını konu alıyor. Padişah ve valide sultan'ın bireysel performansları çok iyi. Yeniçerilerin gösterileri biraz sert olsa da, harem kızlarının yer aldığı sahneler ve özellikle kızların uykuya yatma zamanını anlatan bölüm harikaydı. Canlı müzik kusursuz bir şekilde oyuna eşlik etti. Keyifli, 1 saat 35 dakika süren, 2 perdelik bir gösteri.

Harem'in bundan sonraki gösterim tarihi 7 Mart 2011 Pazartesi.

20110221

Dünyanın gözü önünde !

"Asla büyük olamayacaklara", iki transfer yapınca "dünyanın onları izlediklerini" sananlara ne olduklarını, ne olamayacaklarını bir kez daha gösterdik.

Fenerbahçe kötüyken herşey yolunda gibi kendini kandıranlara, Fenerbahçe iyi gidince bokumuzu sopa ile kurcalayanlara gereken cevabı verdik.

Daha cevap verilecek çok şey var. Sırayla !

Beşiktaş 2-4 Fenerbahçe

20110215

İnanmadan Önce - İnandıktan Sonra

Oyuncusu, yöneticisi, taraftarı, hocası için; tüm Fenerbahçe için inanmak çok ince bir çizgi.

İnanarak kenetlenmenin bu kadar yakıştığı, bu kadar mutluluk verdiği başka bir şey yok hayatta.

Bitmez Tükenmez Aşkımız...
Fenerbahçe 2-0 Kayserispor

20110205

Edirne'den Ötesi


Yıllardır Avrupa'da başarı diye burunlarından kıl aldırmayanlar,
"Küçük takımlar yendikleri büyük takımları konuşurlar" diye kendilerini avutanlar,
"Avrupa'da hakemleri satın alamıyorsunuz işte" diye beyinsizlik örneği sunanlar,
2. sınıf kupalarda dolanıp kendilerini "Avrupa Şampiyonu" ilan eden aç tavuklar,
Acıbadem yazıp, Ülker diye tezahürat besteleyen ezikler,

dün akşam Euroleague neymiş, Fenerbahçe neymiş ezile ezile öğrendiler...

Galatasaray MP 51-73 Fenerbahçe